4 Şubat 2016 Perşembe

Çocuğuna Sarılamayan Babalar

Ülkemiz konum olarak dünya üzerinde çok değerli bir yere sahip. Çeşitli tarım ürünleri ülkenin dört bir yanında verimli olarak yetişebilirken, ülkemizde aynı gün içinde tüm mevsimlerin yaşandığına şahit olabiliyoruz. Tatillerde ülkede görülmesi gereken yerleri ziyaret etmek istesek tatillerimiz yetersiz kalıyor. Toprak olarak bu kadar başarılı bir ülke olmamızın yanında insanlarımızın da müthiş zekaya sahip olduğuna şahit oluyoruz çoğu zaman. Her şey bu kadar iyi iken neden dünyaya baktığımızda kendimizi geride kalmış hissediyoruz?

Bunun bir çok cevabı var aslında. Konuşmaya kalksak günler, haftalar sürer. Ama benim gözüme çarpan bir numaraları sebep kültürümüz. Bağlı kaldığımız anlamsız geleneklerimiz, tabularımız ve yıkamadığımız duvarlar. Yakın zamanda bayan arkadaşlarım ile birlikte sohbet ederken babalar muhabbeti açıldı. Bir çok kız babası tanıyorum ve bu güne kadar hep, biraz daha gözlemci baktım kız babalarına. Muhabbet sırasında tekrar fark ettim ki kızlarımız babalarını hiç tanımıyor.

Hastanede, doğum servisinin önünde bekliyor baba. İçeriden mutlu bir haber geliyor. Görüyor kızını. Sonra ilk defa kucağına alıyor ve kokusunu çekiyor içine. Elleriyle, ayaklarıyla, suratıyla oynuyor baba sevimli kızının. Gün geçtikçe kız büyüyor. Aynı doğrultuda baba uzaklaşmaya başlıyor kızından. Eskisi kadar özgür sarılıp öpemiyor kızını. Kızı da babam beni sevmiyor demeye başlıyor kendi kendine. Erkek arkadaşına diyor ki babam duyarsa çok kızar, dışarıda dolaşmayalım yan yana. Baba aslında içinden kızım büyüdü de erkek arkadaşı olmuş diye tebessüm ederken, diğer taraftan da benim özgürce sarılamadığım kızıma nasıl sarılır o elin oğlu diye pireleniyor. İnsanın canından bir parça olan kendi kızına sımsıkı sarılıp öpememesinin sebebi; o anlamsız kültürümüz, gelenek ve görenek diye adlandırılan takıntılarımızdır.

Çocuklarınıza, ailenize, akrabalarınıza, arkadaşlarınıza, insanlara sarılın. Gülümseyin gözlerinin içine bakarak. Geleneği değil, geleceği yaşayın. Gülümsemeyi Unutmayın!