29 Ocak 2013 Salı
Pizza yerken ortada salata! Ben ilk defa gördüm.
Bu yazıyı yazmak için belki de geç kaldım ama bu yazıyı yazmaktan da kendimi alamadım. Yemek benim için çok önemlidir. Karnımı doyurmak için değil lezzeti hissetmek için yerim yemeği. Farklı yerlerde yemek de en sevdiğim şeylerden biridir.
Çanakkale’de yeni bir pizzacı açıldı. Adı “Milano’s Pizza”. Mekan olarak şehir merkezinin en uç noktası seçilmiş, fakat çok da güzel bir dekorasyon ile hazırlanmış küçük bir dükkan. Çanakkale “Napoli Pizza” ile pizza gemisini yürüten bir şehir. Benim ve çoğunluğun pizzadaki ilk tercihi Napoli Pizza’dır. 3-4 gün önce Çanakkale’de pizza yemek için çıktım. Fakat bu sefer Napoli değil farklı bir lezzet istiyordum. Evime de çok yakın olan Milano’s Pizza’yı tercih ettim. İlk kez geldiğim bu mekan, beni çok etkiledi ve bu yazıyı yazmaya yöneltti.
Milano’s Pizza menüsünü elime aldığımda Napoli’nin menüsüne aşırı derecede benzediğini fark ettim. Fakat fiyatlar 1 TL ile 50 kuruş daha ucuzdu ve menü çeşitlilik açısından daha zengindi. Siparişimi verdim ve beklemeye başladım. Pizza ile birlikte ortaya gelen salata beni çok şaşırttı. Çünkü bu tarz bir ikrama lahmacun – pide lokantalarından aşinayız. Pizza yanında önce bir garipsedim. Denedim ve gayet güzel olduğunu farkettim. Gerçekten lezzete lezzet katıyor ve pizza yerken insanı yavaşlatıyor. Ben bu durumu çok beğendim.
Pizzaya gelecek olursak, Napoli ile karşılaştırdığımda hamuru ince ve gayet lezzetli, diğer bir fark ise kaşar malzemelerin altında. Napolide iste tüm malzemelerin üzeri kaşar tabakası ile kaplı olurdu. Pizza büyüklüğü ve menüye dahil olan ürünler aynı büyüklükte ve sayıdaydı.
Özetle ben Milano’s Pizza’yı çok beğendim ve benim için Napoli karşısında öne geçti.
15 Ocak 2013 Salı
Misafir Benden Daha Mı Kıymetli?
Bu gün babamla muhabbet ederken evdeki tabak takımından konu açıldı. Ama “Tabak Takımı” isminin şöyle bir ilizyonu var; “Takım”. Yani hani o pazardan, bi milyonculardan alınan tabaklardan değil, alt tarafında “Kütahya Porselen”, “Güral Porselen” ve benzeri markalar yazılı olan, genelde 6’lı tabak topluluğundan oluşan bir takım!
Benim için bu tabaklar misafire özel değil, normal olarak gündelik kullanılmalı. Babam da benimle aynı fikirde olduğundan bu gün “Ne güzel, sen tabak takımını kullanıyorsun.” dedi. Neden kullanmayayım, misafire özel muamele mi yapmalıyım?
Hiçbir zaman anlam veremediğim bir şeydir misafir odası, misafir tabağı, misafir koltuğu, misafir fincanı. Ne yani bu, misafir benden daha mı kıymetli? Tamam, eve gelen misafire bir saygı gösteriyoruz, yaptığımız servise, hazırladığımız yemeğe özen gösteriyoruz. Burada sorun yok ama benim anlayamadığım olay, aynı özeni neden kendimize göstermiyoruz.
Kendimize hazırladığımız bir ekmek arası yiyeceği bile, bir misafirimizin önüne koyacak gibi özenli hazırlarsak emin olun onu yemekten daha çok lezzet alacağız. Çünkü özenerek hazırladığımız bir yemek, bizi sadece doyurmayacak, aynı zamanda lezzetini de hissettirecektir.
Tabi bir de kendimize, misafire gösterdiğimiz özenle yaklaştığımızda, misafire ayrı bir muamele yapmak zorunda kalmayacağız. Çünkü bizim günlük olarak kullandığımız tabak misafirin önüne koyulabilecek kalitede bir tabak, evimizin koltuk takımı misafir ağırlayabileceğimiz kalitede bir takım olacaktır. E, aynı şekilde evimizi de kendimize olan özenimizden sürekli temiz tutuyor olacağımızdan her an misafire hazır bir kalitede yaşıyor olacağız. Tozsuz bir evde, kaliteli bir koltukta oturup, yemeğimiz kaliteli bir takımdan çatal ve bıçak eşliğinde lezzetine doyarak yiyebiliyorsam artık hayattan enerjimi pürüzsüz alabiliyorum demektir.
Hayattan daha fazla zevk almak bizim elimizdeyken neden misafire gösterdiğimiz özeni kendimize göstermeyiz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)