Yolculuklar bana her zaman keyif vermiştir. Kendimi dinlemeye fırsat bulduğum yerdir o otobüs koltukları. Yolculukların bana keyif vermesinden midir bilmem işyerim ile evim arasında 55 km mesafe var. İşe başlayacağım zaman her gün yolculuk yapacağımın farkındaydım. Ama nereden bilebilirdim ki bu yolculuğun toptancı minibüsünde olacağını!
Bandırma – Susurluk arasında yolcu taşımacılığı yaptığını iddia eden abilerimiz bu toptancı minibüsleriyle tanışmama vesile oldu. Karşıdan bakınca sevimli görünen çakma minibüsler yolcu için eziyetten fazlası değilmiş. Mühendislerin oturup mal taşımak için dizayn ettiği kapalı toptancı kamyonetlerine, bir miktar koltuk, biraz da cam takmışlar. Olmuş bize otobüs. Hayır, gaflet ve delalete kapılan mühendislerin elinden de koltuklu çıkanları var bu kamyonetlerin. Ama bizim şoförlerimiz affeder mi? Buna az koltuk koymuşlar değip bir sıra daha koltuk eklemişler. Yahu benim boyum 1,82. Kuyruk sokumu diye tabir ettiğimiz kalca üstü noktadan dizime kadar olan mesafe belli. Koltuğa oturduğumda dizimin öndeki koltuğa dokunmaması gerekir. Bu hesabın bir hayalden ibaret olduğunu görüyorsunuz içine girdiğinizde. O toptancı kamyonetinde yolculuk etmek zorunda kaldığınız için kendinizi gerçekten mal gibi hissediyorsunuz. Yolda polisin uygulama yaptığını gördüğünüzde sevk irsaliyem nerede benim diye telaşa kapılıyorsunuz.
Yaz sıcağında ayrı dert, kış soğuğunda ayrı dert bunlarla uğraşmak. Mal taşımak için tasarlandığından yolcuyu ısıtmak ya da soğutmak gibi bir kaygısı olmamış aracı dizayn edenlerin. Kış soğuğunda önce şoför ısınıyor. Çünkü ısıtma amacı ile konulmuş dört küçük havalandırma kanalı aracın konsolu üzerinde. Sağ ön koltukta oturan kişi ‘ki şoförden sonra insan yerine konulan ikinci kişi’ ısınıyor yolcular adına. Sonra artık Susurluk'a varmak üzereyken kemiklerimizin buzu çözünmeye başlıyor. Kış soğuğu neyse de bu yaz sıcağını ne yapıcaz. Zaten insan için minimum nefes alma seviyesinin altinda olan hacimleriyle bizi bunaltan kamyonetlere bizim kendini çok zeki zanneden şoförlerimizi kandırarak klima adı altında ilginç bir havalandırma sistemi takmışlar. Nefes almanın zorlaştığı, yolculuk sonunda insanların uykusunun geldiği bu araçlarda yolculuk süresi uzarsa emin olun can kayıpları yaşanacaktır. Araçta 35 dakika yolculuk yapan herkes bitiş noktasinda uyukluyor. Herkes mi yorgun, herkes mi akşam uykusunu alamadı, herkes mi geç yattı? Yok böyle birşey! Araç içinde oksijen kalmadı oksijen! Ölecez lan cam aç diye bağırsan şoföre abi klima açık diye cevap veriyor. Oğlum senin klima dediğinden hava mı giriyor içeri? Camı açsa sadece 67 saniyede içerideki havayı değiştirebilecekken klimada direten şoförün sayesinde içerinin havası 20. dakikadan sonra değişmeye başlıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder